Politika

Arık’tan kanun teklifi: “Hekimler bu kadar kolay suçlanmasın”

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

CHP Milletvekili Çetin Arık, hekimlerin yargılanmasının izne tabi olmasını için kanun teklifi hazırladı. “Amniotikasit Bant Sendromu” tanısı alan bir hastanın, “Karnında bant unutulduğu” iddiasıyla dava açmaya kalktığını belirten Arık, “Hekimler yargılanmasın demiyoruz. Ama hekimlerimiz gereksiz davalarla meşgul edilmesin onların yargılanması da belirli kriterler çerçevesinde olsun” diye konuştu.

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, hekimlerin yargılanmasının düzenlenmesiyle ilgili hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Son yıllarda hekimlere karşı açılan davalar nedeniyle genç doktorların cerrahi branşları tercih etmediğini ifade eden Arık, hekimlerin yargı kıskacından kurtarılması gerektiğini belirti. Niyetlerinin hekimlerinin yargılanmasını önlemek ve hekimlere dokunulmazlık kazandırmak olmadığının altını çizen Arık, her olumsuz durumun hata yada suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Arık, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinin gerekçesinde şu görüşleri dile getirdi: “Ülkemizin nitelikli gençlerinin üniversite tercihlerinde tıp fakültelerini tercih ettiği görülmektedir. Büyük emek ve çabalar sonucu tıp fakültelerine giren gençlerimizin mezuniyetlerinin ardından, özellikle son yıllarda, risk teşkil eden cerrahi branşları tercih etmedikleri gözlenmektedir. Buradaki temel faktör ise hekimlerin uyguladıkları tedavi sonrasında karşı karşıya kaldıkları yargı süreçleridir. Dünya Tabipler Birliği’nin 1992 yılındaki 44’üncü Genel Kurulu’nda ‘Tıpta Yanlış Uygulama’ konulu bir tebliğ yayımlanmıştır. Bu tebliğde tıbbı uygulama hataları, ‘Hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar’ olarak tanımlanmıştır. Bir hekimin bir hastasına müdahalesi sonucu hastada meydana gelen her olumsuz durumu hata ya da suç olarak kabul etmek büyük bir yanlıştır. Zira hayatın her alanında yapılan her eylemde riskler olduğu gibi tıbbı uygulamalarda da riskler vardır. Hekim bu riskleri göz önünde bulundurarak yarar-zarar dengesini gözeterek hastasına müdahale eder. Oluşabilecek riskler konusunda da hastasını aydınlatır. Ancak yapılan müdahale doğru dahi olsa müdahale sonrasında hukukta “izin verilen risk” olarak tanımlanan durum yani tıptaki karşılığı ile komplikasyonlar oluşabilir. Bunun dışında kimi zamanda ülkemizde örneklerini sıkça yaşadığımız gibi bilgi eksikliği nedeniyle hekimler farklı iddialarla suçlanabilir. Örneğin gittiği doktorun kendisine ‘Amniotik Bant Sendromu’ teşhisi koyduğu bir kadın, bu durumu karnında bant unutulması olarak değerlendirerek, daha önceki sezaryen ameliyatında doktorun karnında bant unuttuğu iddiasıyla avukatıyla birlikte televizyon kanallarında hekimi suçlayabilmiştir.

Türkiye’nin önemli değerlerinden olan hekimlerin bu kadar kolay suçlanabilmesi ve yargılanmalarının önünde her hangi bir engelin bulunmaması önümüzdeki dönemlerde ülkemizde ameliyat yapacak hekim bulunmamasına neden bile olabilir. Bunun için hekimlerimizin korunması gerekiyor. Korumadan kast ise dokunulmaz olmaları, yargılanmaları değil; objektif ve bilimsel çerçevede güncel bilgilere dayanarak yapılan bir değerlendirme sonucu yargılanıp yargılanmayacağına karar verilmelidir. Kanun teklifi ile de Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tabipler Birliği ve Barolar Birliği temsilcileri ile konunun uzmanı bir hekimden oluşan bir heyetin, hekimin yargılanıp yargılanmayacağı yönünde karar vermesi amaçlanmıştır. Bu durum hem adliyelerimizin iş yükünü azaltacak hem de doktorlarımızın haksız yere yıpratılmalarının önünü kesecektir.”

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Arık’tan kanun teklifi: “Hekimler bu kadar kolay suçlanmasın”

Arık’tan kanun teklifi:  “Hekimler bu kadar kolay suçlanmasın”

CHP Milletvekili Çetin Arık, hekimlerin yargılanmasının izne tabi olmasını için kanun teklifi hazırladı. “Amniotikasit Bant Sendromu” tanısı alan bir hastanın, “Karnında bant unutulduğu” iddiasıyla dava açmaya kalktığını belirten Arık, “Hekimler yargılanmasın demiyoruz. Ama hekimlerimiz gereksiz davalarla meşgul edilmesin onların yargılanması da belirli kriterler çerçevesinde olsun” diye konuştu.

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, hekimlerin yargılanmasının düzenlenmesiyle ilgili hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Son yıllarda hekimlere karşı açılan davalar nedeniyle genç doktorların cerrahi branşları tercih etmediğini ifade eden Arık, hekimlerin yargı kıskacından kurtarılması gerektiğini belirti. Niyetlerinin hekimlerinin yargılanmasını önlemek ve hekimlere dokunulmazlık kazandırmak olmadığının altını çizen Arık, her olumsuz durumun hata yada suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Arık, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinin gerekçesinde şu görüşleri dile getirdi: “Ülkemizin nitelikli gençlerinin üniversite tercihlerinde tıp fakültelerini tercih ettiği görülmektedir. Büyük emek ve çabalar sonucu tıp fakültelerine giren gençlerimizin mezuniyetlerinin ardından, özellikle son yıllarda, risk teşkil eden cerrahi branşları tercih etmedikleri gözlenmektedir. Buradaki temel faktör ise hekimlerin uyguladıkları tedavi sonrasında karşı karşıya kaldıkları yargı süreçleridir. Dünya Tabipler Birliği’nin 1992 yılındaki 44’üncü Genel Kurulu’nda ‘Tıpta Yanlış Uygulama’ konulu bir tebliğ yayımlanmıştır. Bu tebliğde tıbbı uygulama hataları, ‘Hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar’ olarak tanımlanmıştır. Bir hekimin bir hastasına müdahalesi sonucu hastada meydana gelen her olumsuz durumu hata ya da suç olarak kabul etmek büyük bir yanlıştır. Zira hayatın her alanında yapılan her eylemde riskler olduğu gibi tıbbı uygulamalarda da riskler vardır. Hekim bu riskleri göz önünde bulundurarak yarar-zarar dengesini gözeterek hastasına müdahale eder. Oluşabilecek riskler konusunda da hastasını aydınlatır. Ancak yapılan müdahale doğru dahi olsa müdahale sonrasında hukukta “izin verilen risk” olarak tanımlanan durum yani tıptaki karşılığı ile komplikasyonlar oluşabilir. Bunun dışında kimi zamanda ülkemizde örneklerini sıkça yaşadığımız gibi bilgi eksikliği nedeniyle hekimler farklı iddialarla suçlanabilir. Örneğin gittiği doktorun kendisine ‘Amniotik Bant Sendromu’ teşhisi koyduğu bir kadın, bu durumu karnında bant unutulması olarak değerlendirerek, daha önceki sezaryen ameliyatında doktorun karnında bant unuttuğu iddiasıyla avukatıyla birlikte televizyon kanallarında hekimi suçlayabilmiştir.

Türkiye’nin önemli değerlerinden olan hekimlerin bu kadar kolay suçlanabilmesi ve yargılanmalarının önünde her hangi bir engelin bulunmaması önümüzdeki dönemlerde ülkemizde ameliyat yapacak hekim bulunmamasına neden bile olabilir. Bunun için hekimlerimizin korunması gerekiyor. Korumadan kast ise dokunulmaz olmaları, yargılanmaları değil; objektif ve bilimsel çerçevede güncel bilgilere dayanarak yapılan bir değerlendirme sonucu yargılanıp yargılanmayacağına karar verilmelidir. Kanun teklifi ile de Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tabipler Birliği ve Barolar Birliği temsilcileri ile konunun uzmanı bir hekimden oluşan bir heyetin, hekimin yargılanıp yargılanmayacağı yönünde karar vermesi amaçlanmıştır. Bu durum hem adliyelerimizin iş yükünü azaltacak hem de doktorlarımızın haksız yere yıpratılmalarının önünü kesecektir.”

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…